Su Gitmeden Önce Ne Yaptın ? Zeytinlikte Krize Dönüşen Sessizlik
Zeytin ağacı susmaz. Ama konuşmaz da. O, sadece durur. Bazen yaprak kıvırır. Bazen meyveyi bırakır. Bazen tüm gövdesiyle sana döner, bazen de içine kapanır. Ama hiç konuşmaz. Oysa üretici hep şunu sorar: Bu yıl neden olmadı?
Geçen yıl verimliydi, bu yıl neden değil? Aynı gübreyi verdim, aynı sulamayı yaptım. Aynı şeyi uyguladım. Ama sonuç farklı. Aynı gübreyi verdim, aynı sulamayı yaptım. Aynı şeyi uyguladım. Ama sonuç farklı. İşte sorun da tam burada başlar.
Aynı şeyleri yaparak, farklı sonuçlar beklemek üreticiyi en büyük yanılgıya sürükler. Özellikle su azaldığında. Çünkü su, sadece bir girdiden ibaret değildir. Su, toprağın hafızasını, ağacın ritmini ve yetiştiricinin bilincini ortaya çıkaran bir öğretmendir. Ve gitmeden önce hep bir şeyler söyler.İşte sorun da tam burada başlar. Aynı şeyleri yaparak, farklı sonuçlar beklemek üreticiyi en büyük yanılgıya sürükler. Özellikle su azaldığında. Çünkü su, sadece bir girdiden ibaret değildir. Su, toprağın hafızasını, ağacın ritmini ve yetiştiricinin bilincini ortaya çıkaran bir öğretmendir. Ve gitmeden önce hep bir şeyler söyler. Fakat o mesajlar çoğu zaman duyulmaz. Çünkü zeytinlikte hâlâ verim hesapları yapılır. Rakamlar konuşur. Dışarıdan müdahale edilir. Daha fazla su, daha fazla gübre, daha fazla müdahale. Ama bazen bu fazlalık, toprağın dilini susturur. Su gitmeden önce verdiği işaretler göz ardı edilir. Oysa çatlayan toprak, sararan yaprak, erken dökülen meyve sana bir şey anlatır. Dinlemeyi bilene. Zeytinlikte sürdürülebilir başarı, yalnızca sistematik bilgiyle değil, sezgisel okuma becerisiyle mümkündür. Kuraklıkla mücadele yalnızca damlama sulama sistemi kurmakla, gölet yapmakla sınırlı değildir. Bunlar araçtır. Ama asıl mesele, üreticinin kendine şu soruyu sormasında yatar. Su gitmeden önce ben ne yaptım? Ne gözden kaçırdım? Ağaç bana ne söylüyordu?
Bu sorularla yüzleşmek kolay değildir. Ama zeytinciliğin geleceği için zorunludur. Çünkü artık su değil, yanlış bilgi tükendi. Ve her yıl daha çok üretici bu gerçekle karşı karşıya kalıyor. Zeytin ağacı konuşmaz. Ama konuşmayanlar da anlatır. Yeter ki biz dinlemeyi öğrenelim.